1 Ağustos 2011 Pazartesi

2011 LYS Sonuçları, Tercih Yapma Kriterleri, Öğrencilere Burs sorunu

Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi
29 Temmuz 2011, Adana (iortas@cu.edu.tr)
Bir ülkenin geleceği, gücü ve uluslararası etkinliği sahip oluğu yetişmiş insan gücü ile değerlendirilmektedir. Yetişmiş insan gücü sağlama potansiyeli de üniversiteye giden öğrencinin eğitim ve öğretim niteliği ile belirlenebilir. Ülkemizin insan gelişmişlik düzeyi, yaşam standarttı ile eğitimli insan gücü arasında da bir ilişki bulunmaktadır. Bu bağlamda ülkemizin geleceği hakkında bir öngörüde bulunacaksak öncelikle üniversiteye girmek isteyen yaklaşık 1.6 milyon gencimizin akademik ve kültürel düzeyinin bir yansıması olan sınav başarısına bakmak yeterli görülüyor.
2011 yılı genel LYS öğrenci başarı düzeyi
ÖSYM merkezi tarafından basına verilen genel bilgilere göre, geçen yıllara göre genel başarı düzeyi düşük. Bu yıl LYS’ de, sınavlara giren toplam 2 milyon 19 bin 865 adaydan toplam 473′ünün sınavı geçersiz sayıldı. Bu yıl LYS’ de en başarılı olan batıdaki illerden Kilis, Kırşehir, Karabük, Kastamonu, Niğde, Bitlis, Bartın ve Aydın, en az başarılı iller ise Tunceli, Hakkâri, Ağrı, Şırnak, Ardahan ve Artvin illeri olarak sıralandı. En başarılı liseler ise fen liseleri, askeri liseler ile Anadolu liseleri izledi. En başarısız liseler endüstri meslek liseleri oldu. Geçmiş yıllardaki gibi bu yılda kızlar yine en başarılı.
Okul türlerine göre başarı sıralaması
LYS sonuçlarına göre, MF, TM ve TS puan türlerinde toplam 1 milyon 650 bin 225 aday 180 ve üzeri puan alarak lisans programlarında tercih yapmaya hak kazandı. MF’den 382 bin 886, TM’den 689 bin 920, TS’den 577 bin 419 aday 180 ve üzeri puan aldı. LYS’de en başarılı adaylar son sınıf düzeyindeki adaylar oldu. Son sınıf düzeyindeki adaylar MF puan türünde 274.234, TM puan türünde 260.425, TS puan türünde 254. 332 puan ortalamasına sahip olurken, son sınıf düzeyindeki adayları, lise mezunu veya daha önce yerleşememiş adaylar ve üniversitede okuyanlar ile bir yükseköğretim programını bitirmiş adaylar izledi. Okul türlerine göre ise en başarılı liseler devlet fen liseleri oldu. Ancak genel liselerin durum yine içler acısı.
Puan Türlerine Göre Başarı Durumu
Matematik-Fen (MF) puan türlerinden kızlar ortalama 273 bin 98 puan erkekler ise 262 bin 503 ortalama puan aldı. Türkçe- Matematik (TM) puan türlerinde kızlar ortalama 260 bin 739, erkekler ise 254 bin 110 puan aldı. Erkeklerin Türkçe-Sosyal (TS) puan türlerinde kızları küçük bir farkla göre kızlar ortalama 260 bin 978, erkekler ise ortalama 261 bin 483 puan alarak kızların önüne geçtiler.
Ham puan dağılımına göre, LYS-1′de Matematik testinde 50 sorunun tamamını doğru yanıtlayan bin 124 aday bulunurken, bu testte 31 bin 51 aday sıfırdan küçük puan aldı. 575 bin 693 kişi 0-5 arasında soruyu doğru yanıtladı.
Geometri testinde 30 sorunun tümünü 2 bin 640 aday doğru yanıtladı. 37 bin 867 aday sıfırdan küçük puan alırken, 568 bin 877 aday da 0-5 arasında doğru soru cevaplandırdı.
LYS-2′de Fizik testinde 224, Kimya testinde 2 bin 504, Biyoloji testinde 522 aday 30 sorunun tümünü doğru cevaplandırdı. Fizik testinde 23 bin 636, kimya testinde 3 bin 764, biyoloji testinde de 4 bin 760 aday sıfırın altında puan alırken, fizik testinde 256 bin 569, kimya testinde 276 bin 471, biyoloji testinde ise 275 bin 445 aday 0-5 soruya doğru yanıt verdi.
LYS-3′teki Türk Dili ve Edebiyatı Testi’nde 2 aday soruların tümüne doğru yanıt verirken, bin 349 aday sıfırdan küçük puan aldı. 0-5 arasında soruyu doğru yanıtlayan aday sayısı 645 bin 376 aday oldu. Coğrafya-1 testinde ise 52 aday tüm soruları doğru yanıtlamayı başardı. 2 bin 55 adayın sıfırdan küçük puan aldığı coğrafya-1 testinde 0-5 arasında soruyu 644 bin 670 aday doğru yanıtladı.
LYS-4′teki Tarih testinde 91, coğrafya-2 testinde 219, felsefe testinde 1 aday soruların tümünü doğru cevap verdi. Tarih testinde 891, coğrafya-2 testinde 3 bin 153, felsefe testinde ise 945 kişi sıfırdan küçük puan alırken, tarih testinde 361 bin 92, coğrafya-2 testinde 358 bin 830, felsefe testinde 361 bin 38 aday 0-5 arasında doğru soru yanıtlayabildi.
LYS-5′teki Almanca testinde 35, Fransızca testinde 1, İngilizce testinde de 3 aday 80 sorunun tümünü doğru yanıtladı. Almanca testinden 56, Fransızca testinden 60, İngilizce testinden 2 bin 431 aday sıfırdan küçük puan aldı.
Öğrencilerin Sorulara Verdiği Ortalama Cevaplar
Matematik 50 sorudan 15.12
Geometride 30 soruda 8.53 geçen sene başarı oranı 10.5
Fizik 30 sorudan 7.53 geçen yıl 9.5
Kimya 30 sorudan 11.43 geçen yıl 14.1
Biyoloji 30 soru 11.37 geçen yıl 12
Türk dili 56 soru 21.8 geçen yıl 27.6
Öğrencilerin Başarısı Düşük Ancak İlgilenen ve Şikâyetçi Olan Bir Mercii Yok
Üniversiteye gelen öğrencilerin genel kültür düzeyi ve akademik bilgi düzeyinin yetersizliğini her geçen gün düştüğü sık sık vurgulanmaktadır. Ortaöğretimden gelen öğrencilerin gerçekten üniversiteyi okuyacak temel bilgi ve genel kültürden yoksun olarak geldiği rahtlıkla söylenebilir. ÖSYM veriliri ülkemizin öğrencilerinin başarısının düştüğünü açık olarak gösteriyor. Somut öğrenci başarı verilerine göre ortaöğretim ile yükseköğretim arasındaki kopukluk her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bu gözlemlerimi ve gidişatı anlamak için son yıllarda genelde öğrencilerin başarı düzeylerini düzenli olarak incelemekte ve görüşlerimi kamuoyu ile paylaşmaktayım.
İlginçtir ki üniversitelerimizin hiç birinden öğrenci başarı durumu ve geleceğe ilişkin ülkenin ihtiyacı olan nitelikli öğrenciyi bünyelerine katmak ve iyi bir eğitim verme konusunda hiç bir görüş ve talep oluşmamaktadır.
Vakıf üniversiteleri bir kaç yıldır daha fazla öğrenci çekmek için sayfa sayfa reklam vermenin ötesinde nitelik ile ilgili çok bariz bir model ve öneri geliştirmemektedirler. Kamu üniversiteleri ki halen öğrencilerin birinci tercihidirler, hiç bir rapor öneri ile YÖK ve Milli Eğitim Bakanından talepte bulunmamaktadırlar. Kamu üniversitelerinin iyi öğrenciyi bünyelerine alması için kendi başarı düzeylerini yukarı çekmek ve yeni teknikler ortaya koyarak geleceğin tercih edilen üniversitesi konumunu sağlayabilirler. Çok ciddi ve emek isteyen bir süreç.
Burs Teklifleri Çok Uçuk
Bu nedenle her gün çarşaf çarşaf verilen ilanlar burs vaatleri, yetkin düzeylerde yapılan açıklamalar bir yana öğrencinin yani üniversite okuyacak kişinin ne düşündüğü çok daha önemlidir. Vakıf üniversitelerin sık sık reklam kampanyaları ile öğrencileri üniversitelerine burs ve diğer imkânlarını da sunarak davet etmektedirler. Bu arada uçuk burs teklifleri yansımaktadır. Profesör maaşından tutun da makam arabası ile üniversiteye taşınması, mezuniyet sonrası iş garantisi gibi vaatler biraz düşündürücü. Üniversitelerin burs vermesi önemli. Hatta kamu üniversitelerinin belirli alanda burs vermesi belirli bilim dallarının geleceği açısından çok önemlidir. Son yıllarda belirli bölümlerden mezun olan öğrencilerin ALES’de yeteli puanı almadıkları için Araştırma Görevlisi ve yüksek lisans öğrencisi bulmakta zorlanmaktadır. Üniversitelerin gelecekteki akademik kadroları için LYS puanı biraz yüksek olan öğrencilere burs vermesi bu anlamda çok daha anlamlı olacaktır.
Üniversite Tercihlerinde Adayların Bağımsız Karar Vermesi Çok Daha Önemlidir
Bu aralar öğrenci tercihlerinin yaparken aileleri de tedirgin. Her gün onlarca öğrenci ve aileden görüş ve bilgimize başvurulmaktadır. Mevcut hali ile 150 üniversitenin yaklaşık 760 bin kontenjanı olması nedeniyle hemen herkesin bir üniversiteye kayıt yaptıracağı söylenebilir. Hatta bazı üniversiteler kontenjanları doldurmayabilirlerde. Onun için belirli bir puan alanlar için isterlerse herhangi bir üniversiteye girebilirler. Hiç bir kaygıları olmamalıdır. Ancak durumu iyi olan öğrenci için “nasıl bir gelecek” sorusu önemlidir.
Üniversite tercihlerinde ortalıkta çok fazla söylem bulunuyor. Benim başından beri öğrencilere önerim önce kapasitenizi ve kendinizi tanıyın. Neyi iyi yapıyorsanız, hangi meslek ilginizi çekiyorsa o alana yönelin. Bir başka ifade ile kalbinizin götürdüğü yere gidin. Önemli olan ne olmak istediğinizi ve geleceğinizi nasıl anlamlı kılmak istediğinizi bilmenizdir.
Meslek seçiminde mesleki prestij, para ve diğer ilgi çekici yönlerden çok kişisel ilginiz daha önemlidir. Hayatta her meslek örgütünün bir yeri vardır. Doktorluk ne kadar kutsal bir meslek ise, öğretmenlik de o kadar kutsaldır. Tarım bilimcisi olmak insanlığın beslenme sorunu ile ilgilenmekte olması nedeniyle ziraat mesleği önemli, mühendislik ve sosyal bilimlerde insan hayatını kolaylaştırması bakımından önemli mesleklerdendir.
Hangi Üniversiteler?
Hangi bölüm olursa olsun önemli olan gençliğinizin en anlamlı yaş dönemi olan 18-22 yaş arasında kendinizi nasıl geliştireceğiniz ile ilgilidir. Üniversiteye girdikten sonra asıl olan düzenli çalışmak, sosyalleşmek ve evrensel boyutta bir üniversite öğrencisi olarak kendinizi eğitmeniz ve geleceğe bir üniversiteli gibi hazırlanmaktır.
Bütün bilgi birikimi ve tecrübeler göstermiştir ki “hangi üniversitenin hangi bölümünü okumalıyım?” diye kapı kapı uzman görüşü aramak yerine “kendimi geliştirebileceğim hangi üniversite ve bölüm daha iyidir?” diye sorulması daha anlamlı olacaktır. Onun için başından geleceğini belirlemeye çalışan kişi kendisinin nerede görmek istediği daha önemlidir.
Üniversite tercihleri üzerine söylenen onlarca parlak söylemler bir yana gerçek hayata bakmak ve geleceği kurgulamak çok daha önemlidir. Dönem dönem belirli meslekler öne çıkar ancak o alanın meslek enflasyonu oluştuktan sonra o alan bırakılır yeni alanlara bakılır.
Seçkin bir liseden mezun olmak oradan seçkin bir üniversiteye gidip iyi bir eğitim almak önemli ancak ya gönlümdeki okumak istediği alan.
Bunun yolu da.
Ne aradığını bilmek gerekir.
Seçeceği mesleği tanımak ileride yapacağı işi şimdiden düşünmek
Yeteneklerinin seçtiği mesleğe uygun olup olmadığını bilmek. Mimar olmak istiyorum ancak üç boyutlu düşünme ve çizebilme yeteneğim var mı diye sormak gerekir.
Hangi üniversitenin sosyal yaşam ortamı iyi?
Hangi üniversitenin uluslararası ilişkileri var?
Hangi bölümde uluslararası düzeyde öğretim üyesi kadrosu bulunmaktadır?
İleride lisansüstü eğitim yapmak isteyenler için öğretim kadrosunun bilimsel birikimi, yayın durumu nedir?
Hangi üniversitede öğrenci etkinlikleri ve kendini ifade edebilme özelliği sağlanmaktadır?
Üniversite Ortamı ve Akademik İklim Önemlidir
Üniversite akademik personelinin kamuoyundaki tanınmışlığı, akademik başarısı, yayın durumu önemli
Üniversitenin Akademik personel yetiştirme durumu da önemli.
Ayıca üniversitenin sosyal ortamı, öğrencilerin kendilerini özgür olarak ifade edecekleri iklim ve mekânların olması ve üniversite yönetimlerinin hoşgörülü, geniş ufuklu ve dünya gözü ile olaylara bakması önemlidir. Eğer üniversite yönetimleri, dünya üniversitelerini tanımıyorlarsa, gençliğin genel yapısını anlamıyorsa, yeni ufukları ve söylemlere sahip değilse üniversite, üniversite olmanın ötesinde başka bir şey olur. Yaşının enerji dolu döneminde geleceğe ilişkin yol haritasını oluşturacak gencin kendini tanımsı ve gerçekleştirmesinde üniversite ortamı birinci derecede çok çok önemlidir. Bu anlamda üniversitelerin yönetimleri ve yönetimlerin üniversitelilik ufku da önemli.
Her şeye devlet memuru gözü ile bakan, yeniliğe açık olmayan üniversitelerde gençlik de kendini yenileyemez. Üniversitede nitelikli bir bilim ortamı yaratamaz.
Batı ülkelerinde öğrencilerin okuyacakları üniversite tercihlerinde bu durumda dikkate alınmaktadır.
Özet ve Öneri
ÖSYM verilerine göre üniversiteye hazırlanan öğrencilerin akademik başarıları yıldan yıla düşmektedir. Normal bir öğrencinin tüm sorular üzerinden % 50 başarı durumu oldukça çok küçük olup ülkemizin gelecekteki akademik başarısı da ilerde düşecek anlamına gelmektedir.
Bunun bir diğer anlamı da önümüzdeki 20-30 yıl için ülkemizin çok başarılı bilimsel çalışmaların beklenmeyeceği yönündedir. Hep vurguladığımız gibi öğrencilerin dil bilgisi dahi seviyelerinin düşmesi, genel kültür yönünden yetersiz olmasının temel nedeni sınava ve teste dayalı eğitim modeli. Buna göre önümüzdeki yıllarda bu ülkede nitelikli yazar, şair ve sanatçının çok çıkmayacağı söylenebilir.
Önerim Milli Eğitim Bakanlığının artık ciddi önlem alması ve üniversiteler ile koordineli çalışarak Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır bir nitelikli ve çoklu bilgi ile donatılmış insan yetiştirmesi gerekir. Yoksa bir birimizi kandırmayalım. Bu gidişat ile on yıl sonra da aynı yerde olduğumuzu göreceğiz. Türkiye daha iyisini hak ediyor.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

The Reflection Cafe

Site İstatistikleri

Locations of visitors to this page

 

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı