15 Ekim 2005 Cumartesi

Mevlana Rumi'den...

Sevgide günes gibi ol, dostluk ve kardeslikte akarsu gibi ol, hatalari örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol.
.
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
.
Akil, ask ve can. Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.
.
Her dil, gönlün perdesidir. Perde kimildadi mi, sirlara ulasilir.
.
Bir hür kisiyi lütfunla kendine kul etmen, binlerce köle azad etmenden daha iyidir.
.
Insan kendi kelinden veya çibanindan igrenmez. Yarali elini yemege sokar, parmagiyla yalar. Bundan midesi bulanmaz; ama baska bir kimsede birazcik çiban ve ufacik bir yara görse, o yemegi yiyemez artik ve igrenir. Insandaki kötü huylarda kellere ve çibanlara benzer. Kendinde oldugu zaman insan ondan igrenmez, incinmez; halbuki baska birinde ondan bir parçacik görecek olsa igrenir, nefret eder. Senin ondan ürktügün gibi, o da senden ürker ve incinirse, onu hos gör! Çünkü onu görmekten inciniyorsun. O da ayni seyi sende görür.
.
Kendi ayibiyla ugrasana ne mutlu. Baskasinin ayibini söyleyen, o ayibi kendisinden uzak görmesin.
.
Sevilen her sey güzeldir; fakat aksine her güzel olanin sevimli olmasi gerekmez. Güzellik, sevimliligin bir parçasidir; sevimli olmaktir temel olan. Sevimlilik oldu mu, elbette güzellikte olur; bir seyin parçasi tümünden ayrilamaz; onunla beraberdir, birdir. Mecnun' un zamaninda Leyla'dan daha güzel olanlar vardi; fakat Mecnun' un sevgilisi degildi onlar. Mecnun'a, Leyla'dan daha güzel olanlar var, onlari getirelim dediler. Dedi ki: Leyla'nin seklini sevmiyorum ki ben; Leyla bir sekil degil; elimde bir kadehe benzer Leyla. Ben o kadehle sarap içerim. Su halde ben içip durdugum o saraba asigim. Siz kadehi görüyorsunuz, saraptan haberiniz bile yok. Bana altinlarla bezenmis, mücevherlerle süslenmis kadeh sunsalar, fakat içinde sirke olsa, yahut saraptan baska bir sey bulunsa ne isim var o kadehle benim? Içinde sarap olan eski, kirik bir kadeh o kadehten, hatta o kadeh gibi yüzlerce kadehten daha iyidir bence; fakat kadehi saraptan ayirt edebilmek için bir ask, bir sevk gerek. Hani aç, on gün bir sey yememis biriyle günde bes kere yemek yemis bir tok...Ikisi de ekmege bakar ama tok, ekmegin seklini görür; açsa ekmegi degil, cani görür; can görünür ona ekmek. Çünkü ekmek kadehe benzer, tadiysa içindeki saraptir sanki; o sarap ancak istah özleyis gözüyle görülebilir. Simdi istahlan, özle de sekli görme, varlik aleminde, her yerde sevgiliyi gör. Su halkin sekli, kadehlere benzer; su bilgiler, hünerler, sanatlarda kadehte ki nakislardir. Görmez misin, kadeh kirildi mi, nakislar kalmaz. Su halde is, kalip kadehlerindeki sarapta, o sarabi içen ve gören kiside.
.
Kabugu kirilan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardir.
.
Bilgi, siniri olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgiçtir.
.
Bulutlar aglamasa yesillikler nasil güler?
.
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünür gülistan olursun. Diken düşünür dikenlik olursun.
.
.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu derin mesajlari yayinladiginiz icin tesekkurler.

Bunlar; herkezin anlayabilecegi bir dilde (ingilizce veye herkesin kendi dilinde) nasil yayilabilir???

T O

alara dedi ki...

süperya

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

The Reflection Cafe

Site İstatistikleri

Locations of visitors to this page

 

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı